Güneşin kızı derlerdi ona ,
O dünyaya uzak dünya da ona uzaktı hep.
Güneşin kızı derlerdi ona,
O sevgiye uzak sevgide ona uzaktı hep.
Güneşin kızı derlerdi ona ama
O ısıtmak değil ,
Kalbini ısıtacak bir güneş arıyordu.
Güneşin kızı derlerdi ona ama
O aydınlatmak değil ,
Gecelerini aydınlatacak bir ay arıyordu.
Güneşin kızı bir gün Gönül Tanrısına yalvardı;
Tanrı bu yalvarışa kayıtsız kalamadı.
Ve bir peri kızı ile haber gönderdi,
De ki , o güneşin kızına ;
Herkese her istediğini hemen vermedim.
Nasıl çiçek açmak için baharı,
Güneş doğmak için sabahı ,
Kelebek uçmak için kozasından çıkmayı,
Bekliyorsa,
O da kalbini yakacak olan aşk ateşi için
Bekleyecek kader çarkının duraklarını.
Kız sabırsızdı ,
Çiçeğin baharı, güneşin sabahı beklemesi kadar ,
Bekleyemezdi.
Gönül Tanrısı Güneşin kızının isteğini yerine getirdi ve
Sevgi oklarını bir bahar günü
Yağdırdı güneşin kızının üstüne.
Güneşin kızı açtı yüreğini ,
Aşk yüreğine doğdu.
Bu sıcaklık ateşe döndü kavurdu yüreğini ,
Esen yele döndü aklını başından aldı ,
Sele döndü damla damla aktı gözlerinden.
Aşk sarhoşu olmuştu güneşin kızı ,
O sarhoşlukla anlatamadı sevgisini ,
Ay'ın oğluna .
Ayın oğlu diyordu ona ,
O güneşe uzak güneşte ona uzaktı hep.
Ayın oğlu diyordu ona ,
O sevgiye uzak sevgide ona uzaktı hep.
Hiç bir şey söyleyemeden ,
Ayrıldı Güneşin kızı Ayın oğlundan.
Ve sonra Gönül Tanrısının sözü geldi aklına
Bekleyememişti,
Çiçeğin baharı
Güneşin sabahı beklemesi gibi..
Harcamıştı sevdasını sabırsızlığına.
Yüreğindeki ateşle hep bekledi ay'ın oğlunu
Kaç bahar daha bekleyeceğini bilemeden …
Yangınlardaki yüreği ile yalnız ama umutlu.
Güneşin kızı derlerdi ona ,
O dünyaya uzak dünya da ona uzaktı hep.
Güneşin kızı derlerdi ona ,
O sevgiye uzak sevgide ona uzaktı hep.
Franklin, ağlayan bir çocuğa bir elma vermiş. Çocuk çok sevinmiş. Bir elma daha vermiş. Çocuk daha çok sevinmiş. Bir elma daha verince; çocuk sevinçten deliye dönmüş. Ve bir elma daha verince, çocuk dört elmayı elinde zaptedememiş, sonuncusunu düşürmüş yere... Bu sefer ağlamaya başlamış çocuk.
Hayat böyledir işte...
Hayal etmediğimiz bir saadete eriştikten sonra, onun bir lokmasını dahi kaybetmek bizi perişan eder.
"Keyifler değildir yaşamı değerli yapan. Yaşamdır, keyif almayı değerli kılan"
merhaba, ilginiz ve içten yorumunuz için teşekkürler. evet sizleri dinliyorum ve sayfamı silmemeye karar verdim. bana ileride çok pişman olacağım bir davranışda bulunmayı engellediniz. iyi ki haberdar etmişim. sağolun. bu arada babalar günü hepimize kutlu ve uğurlu olsun.
İnsanların yaratılışında var yetinmemek zaten bütün sorun yetinmemekten çıkmıyormu.
Paylaşmakta kıskançlık kokuyor.
Sizin blogunuzdan yazıyı alsam bana kızıyorsunuz
Neden güzellikler paylaşılmadıkca ne anlamı kalırki
Ben çok zengin olmuşum kimseye yararım olmadıktan sonra kime ne
Paylaşmasını Öğrendiğimiz Gün MUTLU OLDUĞUMUZ GÜNDÜR