Glitter Words



Sayfama Hoşgeldiniz , İyi Gezintiler (Esen) ...


Esen'den esintiler :), mutlaka dinleyin





TÜRKÜ DİNLEME ZAMANI...


babilkulesi


* Kendi Şiirlerim *

babilkulesi SAKLAMBAÇ
babilkulesi YAŞAMADIĞIM GEÇMİŞE ÖZLEM
babilkulesi GÖKYÜZLÜM
babilkulesi DENIZATINA BİNEN ŞOVALYE
babilkulesi GÜNEŞİN KIZI
babilkulesi BIRYOL HIKAYESI
babilkulesi GUNES GOZLU
babilkulesi SEVGI SIHIRBAZI
babilkulesi DÖNÜŞÜM
babilkulesi İÇİMİZDEKİ BABİL KULESİ
babilkulesi MARTI ÇIĞLIKLARI
babilkulesi DEĞİŞMEYEN YAZGI
babilkulesi GÖKKUŞAĞI
babilkulesi FALCI
babilkulesi YANGIN YERİ
babilkulesi SİS
babilkulesi KAR VE GÜNEŞ
babilkulesi GÖZBEBEĞİM
babilkulesi ZAMAN
babilkulesi KUŞ MİSALİ
babilkulesi AŞK YAĞMURU
babilkulesi BEKLEMEK
babilkulesi KORKMA
babilkulesi KABIMA SIĞAMIYORUM
babilkulesi ÇÜRÜMEK YAŞAMAKSA EĞER
babilkulesi SADECE
babilkulesi GÖLGE
babilkulesi ...CE

babilkulesi

* Ana Kategorıler *

babilkulesiŞİİR ( 53 )
babilkulesiKÖŞE YAZILARIM ( 6 )
babilkulesiRESİM ( 9 )
babilkulesiEDEBİYAT ( 21 )
babilkulesiTARİH ( 3 )
babilkulesiGUNCEL ( 8 )
babilkulesiISTANBUL ( 1 )
babilkulesiÇAMŞIH ( 9 )

babilkulesi

* Bağlantılarım *

babilkulesi Ana Sayfa
babilkulesi Editör Hakkında, Yani BEN :)
babilkulesi Tüm Yazdıklarım
babilkulesi Dostlarım
babilkulesi ZIYARETCI DEFTERIM
babilkulesi UFUKTURU
babilkulesi Sivas Türküleri
CAMSIH SITESI TIMISI COM 2 TEMMUZ 1993 CEMBER NET



...GÜNEŞİN KIZI ...( Esen )

Güneşin kızı derlerdi ona ,
O dünyaya uzak dünya da ona uzaktı hep.
Güneşin kızı derlerdi ona,
O sevgiye uzak sevgide ona uzaktı hep.

Güneşin kızı derlerdi ona ama
O ısıtmak değil ,
Kalbini ısıtacak bir güneş arıyordu.
Güneşin kızı derlerdi ona ama
O aydınlatmak değil ,
Gecelerini aydınlatacak bir ay arıyordu.

Güneşin kızı bir gün Gönül Tanrısına yalvardı;
Tanrı bu yalvarışa kayıtsız kalamadı.
Ve bir peri kızı ile haber gönderdi,
De ki , o güneşin kızına ;
Herkese her istediğini hemen vermedim.
Nasıl çiçek açmak için baharı,
Güneş doğmak için sabahı ,
Kelebek uçmak için kozasından çıkmayı,
Bekliyorsa,
O da kalbini yakacak olan aşk ateşi için
Bekleyecek kader çarkının duraklarını.

Kız sabırsızdı ,
Çiçeğin baharı, güneşin sabahı beklemesi kadar ,
Bekleyemezdi.
Gönül Tanrısı Güneşin kızının isteğini yerine getirdi ve
Sevgi oklarını bir bahar günü
Yağdırdı güneşin kızının üstüne.

Güneşin kızı açtı yüreğini ,
Aşk yüreğine doğdu.
Bu sıcaklık ateşe döndü kavurdu yüreğini ,
Esen yele döndü aklını başından aldı ,
Sele döndü damla damla aktı gözlerinden.

Aşk sarhoşu olmuştu güneşin kızı ,
O sarhoşlukla anlatamadı sevgisini ,
Ay'ın oğluna .
Ayın oğlu diyordu ona ,
O güneşe uzak güneşte ona uzaktı hep.
Ayın oğlu diyordu ona ,
O sevgiye uzak sevgide ona uzaktı hep.

Hiç bir şey söyleyemeden ,
Ayrıldı Güneşin kızı Ayın oğlundan.

Ve sonra Gönül Tanrısının sözü geldi aklına
Bekleyememişti,
Çiçeğin baharı
Güneşin sabahı beklemesi gibi..
Harcamıştı sevdasını sabırsızlığına.

Yüreğindeki ateşle hep bekledi ay'ın oğlunu
Kaç bahar daha bekleyeceğini bilemeden …
Yangınlardaki yüreği ile yalnız ama umutlu.

Güneşin kızı derlerdi ona ,
O dünyaya uzak dünya da ona uzaktı hep.
Güneşin kızı derlerdi ona ,
O sevgiye uzak sevgide ona uzaktı hep.

21.11.2005


Esen




*** Alaca şafağa şiir okuma zamanı ***



Canlı Müzik




SalsaTurk
Glitter Graphics

Bachata Dinle...



TEMA VAKFI

....Yeşili koruyalım....(TEMA VAKFI)

Ayak üstü sohbetler...

 

 

 

Ayak üstü sohbetler…

 

 

Ayak üstü sohbetler…

Ne çok severiz onları!...

Bir zamanlar sadece maç yorumları yapılırdı ayak üstü; öğlen araları, elimizde sigaramız yada tavşan kanı çayımız eşliğinde…

Sohbetçi 1 - O, düpe düz penaltıydı.

Sohbetçi 2 - Olur mu ya ne penaltısı, hakem satılmış… O maçta, başka bir hakem olsaydı kesin bizim takım kazanırdı!

 

Sonraları ülke sorunlarımızı da ayak üstü tartışır ve çözer olduk…

Bilimsel bilgi ve veriye dayanmayan kısa ama bir o kadarda çözüme götüren sohbetlerdi bunlar…

Bu tür sohbetler esnasında keşke siyasilerden biri de aramızda olsa diye aklımdan çok geçirmişimdir. Ne de olsa ayak üstü sohbetçilerine göre siyasiler çözüm üretemiyorlardı, hazır çözümler üretilmişken not alsalardı ya!

 

Sonraları inançlar da buna dahil oldu. Yine bu ayak üstü sohbetçiler tarafından inançlar eleştirildi, haklı yada haksız bulundu. Hem de inancın (kul ile Tanrı arasında) bireysel yaşanması gerektiği hiçe sayılarak. Ayak üstü fetvalar verilir oldu…

 

***

 

İki kişi aralarında konuşuyor:

Sohbetçi 1 - Az önce haberlerde izledim. Hamile bir kadın menenjit olmuş, beyin ölümü gerçekleşmiş, duydun mu?

Sohbetçi 2 - Evet, duydum o haberi. Ayak üstü kanalları değiştirirken karşılaştım. Kadının beyin ölümü gerçekleşmiş ama çocuk hala yaşıyormuş. Bebeğin sağlıklı doğması için 28 haftayı doldurması gerekiyormuş. Sonrasını dinlemedim...

Sohbetçi 1 - Evet, kadını bebeğin sağlıklı doğması için yaşatmaya çalışıyorlar ama baba bebeğin doğmasını istemiyormuş.

Sohbetçi 2 - Neden ?

Sohbetçi 1 – Kadının günlük hastane masrafı 1000ytl’miş. Masrafları hastane karşılayacakmış, sebebi bu değil. Adam asgari ücretliymiş, “ben nasıl bakarım bu bebeğe bu maaşla” diyor.

Sohbetçi 2 - Eee… adam haklı, hem de annesi olmadan bir bebeğe nasıl bakacak? Anneyle birlikte bebeğin de yaşamı son bulmalı bence…

Sohbetçi 1 - Olur mu ya! Bir candan bahsediyorsun? Ölüme terk etmek!

 

Yine ayaküstü bir sohbet ve yine çözüm bulundu… Hem de kanunlar, etik kuralları, bebeğin yaşama hakkı… hiçe sayılarak.

(Bu sohbet bugün minibüste kulak misafiri olduğum bir habere aitti)

 

***

 

Bizler neden her konunun uzmanıyız ya da kendimizi uzman olmak zorunda hissediyoruz.?

Çok zeki olduğumuzdan mı?

Her an bizi kandırabilecek birilerinin varlığından korktuğumuzdan mı?

Yoksa birşeyler üzerine yorum yapıyor olmakla egomuzu mu tatmin etmeye çalışıyoruz?

 

***

 

Öğlen yemeklerinde birkaç arkadaş bir araya geldiğimizde konu hemen ülke sorunlarına kayıyordu. Bir gün arkadaşlardan biri bize dedi ki:

“ Siz nasıl kızlarsınız şaşıyorum size, diğerleri gibi yeni aldığınız elbiselerden, saçınızın renginden/nerede kestirdiğinizden bahsedin yada ne bileyim bir kız arkadaşınızı çekiştirin, hayat bunlardan ibaret aslında… “

O gün bu söze gülüp geçmiştim; ama, şimdi düşünüyorum da aslında tüm eleştirmelerime rağmen zamanla bende bir ayak üstü sohbetçisi olup çıkmıştım…

Yanlış giden birşeyler var ve çözüm üretmek mi istiyorum? Bunlar için uygun platformlar var zaten.

İşin kolayına kaçmak neden?

 

***

 

Ayak üstü sohbetlerini işin kolayına kaçmak olarak değerlendirdim ama…

Yanlış hatırlamıyorsam bu ayak üstü sohbetilerden biri de Başbakanımız ile Bush arasında gerçekleşmişti.

Neden böyle bir görüşme türünün gerçekleştiğini/tercih edildiğini hatırlamıyorum ama işin uzmanı (sadece yermek adına yazdım) olarak şunu diyebilirim ki “konu her ne idi ise kesin çözüme kavuşmuştur"… :)))

 

Esenlikler,

Esen ŞAHİN

 

 

 

 

 


Tarih: 20:24, 16.1.2008 Kategori: kose_yazilarim
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı
<- Son Sayfa | Sonraki Sayfa ->


cursor